Bakıyorum şöyle etrafıma da bizim Down sendromlu Osman’daki cesaret; elinden ekmeği alınmış, kuzuların sessizliğine bürünmüş kişilerden daha fazla. Düşünsenize buğday ekiyorsun yan komşun geceden araklıyor, Sen koca günü derin bir suskunlukla geçirmeyi tercih ediyorsun. Hiçbir şey olmamış gibi… Diğer tarlanda mısır ekili… Tam hasat zamanı bir sabah bakıyorsun ki onu da diğer komşun araklamış. Sadece senin değil diğer komşunun da durumu farksız. Birilerinin gözü birilerinin malında ama bu derin sessizliği bozan yok. Araklayanlar çok araklananlar az ve sessiz kalınca bu devran da böyle dönüyor. Allah diyorsun. Bir tarlam daha var ekmeğim çıkarsa buna da şükreder sessizliğimi korurum, gün geliyor bakıyorsun ki o da yok. Yani anlayacağın Ziya kardeşim komşun senden çalar paran kaldıysa cebindeki son kuruşla da senden çaldığını sana satar. Sonra daha çok araklayan daha az araklayanı araklamaya başlayınca buna etme bulma dünyası diyoruz. Bir de komşundan çalınırken sessiz kaldıysan hırsızdan farkın yoktur. Ha çalmışsın ha çalana çanak tutmuşsun.
Sizlere mucize bir ressamdan söz edeceğim; Eşref Armağan; Doğuştan görme engelli Türk ressamdır. Yaşamı boyunca görmediği nesnelerin maket modellerine parmak uçlarıyla dokunarak onları başarıyla resmedebilmiştir. ‘The Colors of Darkness’ (Karanlığın Renkleri) isimli ödüllü belgesele konu olmuştur. Eşref abiyi komşularımızdan ayıran ve onu mucize ressam yapan şey bakmadan görebilmesidir. Doğrusu görmek için bakmanın ve bakmak için gerekli uzuvlara sahip olmanın görmek için yeterli şeyler olmadığını görüyorum. Görmek ve anlamak ve gördüğünden dersler çıkarmak da birer mucize değildir dostlar!
Zaman zaman bizim zihinsel yetersizlik tanılı çocuklarla söz konusu komşularımı karşılaştırınca; bizim çocukların zihinsel işlevde bulunma düzeyinin daha yüksek olduğunu, baktıklarında daha iyi gördüklerini, gördükleri şeyleri daha iyi kavradığını görmekteyim. Anladıklarından ders çıkarmaya gelince de Otizmli öğrencilerimizin daha iyi taklit becerilerine sahip olduğuna şahit oluyorum. Aslında özel eğitim işinin başında büyük bir yanlış yaptığımızı; asıl tanı alması gerekenlerin; cesaret, fazilet ve erdem gibi kavramların eğitimine gerekenlerin aramızda olduğunu görüyorum… Zafer Cesurlarındır. Kalın sağlıcakla.


Yorum Yap