Siz hiç şehitliklerimizdeki mezar taşlarını okudunuz mu? Henüz 13 yaşına yeni basmış nice yiğitler düşmüş kara toprağın bağrına… Bizse şimdi Şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyoruz. Çanakkale’de Kurtuluş Savaşı’nda Kürt’ü Türkü, Laz’ı, Çerkez’i Alevi’si Beyazı Siyahı yaşlısı genci hep beraber omuz omuza savaşmadık mı? Ben sen değil biz değil miydik sırt sırta siper almadık mı? Kör kurşunların önüne göğsümüzü siper etmedik mi? Aynı
Şimdi sizlere çok bilinen ama hep göz ardı edilen bir şeyden bahsedeceğim. Toplumun arasına sıkışmış kalmış engelli çocuklarımız. Hepimiz biliyoruz ama farkında değiliz gibi davranıyoruz. Onların bu yaşamda bir yeri yokmuş gibi davranıyoruz. Topluma engelli kabul ettirmek nerde ise imkansız bir hal almış durumda. “Hani gözleri çekik çocuklar var ya onlar otizm değil mi?”. “Dış görünüşe bakınca anlaşılır ya ben
Yeni doğmuş bir bebeği kucağına aldığında başlar her ailenin ilk telaşı… Öyle yapmadı böyle dönmedi, adım atmadı, konuşmadı gibi bir sürü tedirginlikler sillesini yaşarlar. İşte bu durumda ailelere kapılarını açacak olan ilk yer rehabilitasyon merkezleridir. 3 Yeni doğmuş bir bebeği kucağına aldığında başlar her ailenin ilk telaşı… Öyle yapmadı böyle dönmedi, adım atmadı, konuşmadı gibi bir sürü tedirginlikler sillesini yaşarlar.
Özel eğitime gönül vermiş, yüreğini, emeğini ortaya koymuş arkadaşlarımızla birlikte çareler aradık hem özel çocuklarımız için hem de çalışan personellerimiz için. Gitmediğimiz siyasi, bürokrat, devlet erkanı hiç kimse kalmadı Cumhurbaşkanımıza bile ulaştı dertlerimiz… O günden bu güne toprağa düşen bir tohum misali filizlendi umutlarımız. Biliyorsunuz ki sektör olarak ne öldük ölülere karışabildik ne dirildik dirilere karışabildik. Yeni bir haberle bir
Kamuoyu sarsacak büyük bir olay gündemde. Engelli çocukların eğitim yuvası olan özel eğitim merkezleri bütçeninkısılma nedeni ile kapanacak düzeye çoktan gelmiş olmasıdır. Her şeye zam geliyor fakat bu konu gündeme gelince derin bir sessizlik çöküyor. Geçmişe bir bakalım ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. 2002 yılında Asgari ücret 370 TL iken özel eğitim için ödenen ödenek 290 TL civarı idi. Şimdi asgari ücret 2000 TL özel eğitim
Paralı poşet iade yasası capsleri komik. Poşetler paralı oldu, vatandaş markette poşet parası ödememek için birbirinden ilginç yöntemler buldu. Şimdi bu konu hakkında yazmadan duramadım. Çünkü olan hep vatandaşa oluyor. Eyvah ki ne eyvah bu ne haldir bilinmez vatandaş başını hangi taşa vursun derdini kime anlatsın bilinmez çare yok derman yok. Fakir fukara ne yapsın en önemlisi engelli bir anne
Eylül toparlandı gitti geldik Ekim ayına yeni yıldı ara tatildi derken geleceğiz seçimlerin olacağı Mart ayına… Yerel seçimlerle ilgili sorular şimdiden başladı zihinlerimizde dönmeye. Artık siyasi partilerin genel merkezleri Önlerinde seçim anketlerini alıp düşünmeye başladılar bile. Kim ne kadar oy alır? Kimi listeye koysak daha çok alabiliriz? Yeni belediye başkanı olarak kimi listeye alsak gibi konular, Artık açıkca dillendirilmeye başladı bile. Hangi partilerin listesinde bir
Ah kamera ah! Bizi gene yollara düşürdü… Yoldaş yaptık kendimize dinleme tesislerini. Ankara-İstanbul arası yollar bıktı bizden ne kerametse bürokratlar bıkmadı. Biz gitmeye utanır olduk da! Sanırsınız borç para istemeye gidiyoruz her yer öylesine kapı duvar. Tövbe tövbe biz borç istemiyoruz ödünç de istemiyoruz kardeşim. Sosyal devlet olmanın şartlarından biride engelliler değilmi sayın bürokratlar el insaf edin ya engelli çocukların
Esenyurt İl Dernekler Birliği tarafından 7’ncisi düzenlenen geleneksel futbol turnuvası 34 il derneğinin katılımıyla Gaziler Parkında başladı. Turnuvalar kardeşliğe katkı sağlıyor Geleneksel hale getirilen futbol turnuvasının ilçede büyük bir heyecan yaratığını ifade eden İl Dernekler Birliği Başkanı Şerafettin Öztürk; “Futbol turnuvası bizim için büyük önem teşkil ediyor. Geleneksel hale getirdiğimiz bu turnuvalar kaynaşmayı da sağlıyor. Bu manada bu sporsal faaliyet
Cinsel saldırının her türlüsü kötü… Hele ki engelli çocuklara uygulanan… İzmir’de yaşanan son olayı duymayan yoktur. Evdeki muhabbet kuşlarını öpüşürken gören Özlem “Okulda öğretmenim de bizi böyle öpüyor” dedi. Taciz böylece ortaya çıktı. Şimdi bu olayı neresinden tutsan elinde kalıyor. Zihniyet çirkin. Davranış çirkin. O annenin hislerini düşünebiliyor musunuz? Kime güveneceğiz bilemez hale geldik. Ne demek engelli bir çocuğa tacizde bulunmak.