Dünyanın değişim ve dönüşüm hızı en az onun kendi ekseni etrafındaki dönüşü kadar hızlıdır. Ancak bu dönüşümün hızını yakalayabilenler ayakta kalabilecek diğer herşey yok olup gidecektir. Dünya üzerindeki bu dönüşümü hızlandıran en önemli faktörler savaşlar ve küresel etkiler olmuştur. Nitekim Covid-19 Salgını dünya üzerindeki değişimin belki de en önemli faktörü olarak tarihe geçecektir. Salgın başladığında dünya liderlerinin yaptığı en akılda
“Biraz uzun ama okumanızı tavsiye ederim: Aşağıda kaleme aldığım bir hikaye değildir… Toplumsal bir mesajdır… Yaşlı kadın, usulca odasından çıktı. Salondan torunu ile gelininin sesleri geliyordu. Gelin oğluna: “-Oğlum, sofra hazır, çorbanı koydum; haydi gel de soğutmadan ye!..” Salonun en kuytu yerine geçti, yerde kendine ait köyden getirdiği minderin üzerine oturdu. Çocuk, babaannesini görünce: “-Babaanneciğim, gel
Bu hafta ki yazımda yıllardır iş kazası sonucu geri kalan hayatını, özel gereksinimli bir birey olarak devam etmekte kalan özel bir kardeşimizin hayat hikayesi var. Daha doğrusu iki kardeşin birbiri için hayata tutunma mücadelesi verdiği satırlar var. Küçük yaşında çalışan kardeşin ihmal zincirinde başına bir hayli üzücü olaylar geliyor. İhmal sonucu oluşan bu kaza da yaşamın ince çizgisi de yön
Bir önceki yazılarımda bir çok bakış açısıyla covid-19’u ele almıştım. Fakat ben yazıma başlamadan önce bazı akademisyenleri şiddetle kınıyorum. Neden derseniz yanıtı çok basit. Okuyan araştıran ve kendine has bir fikri olan herkes gibi bende bu virüsün laboratuvarda ortaya çıktığını savunuyorum. Hiçbir akademisyen de çıkıp demiyor ki evet bu böyledir. Hepsinin dili lal olmuş. Konuşanlar da sadece gribal bir enfeksiyon
Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Covid-19 olmasaydı muhtemelen şuan güzel bir etkinliğin tam ortasında olacaktık. Yaklaşık 10 yıldır olduğu gibi. Her yıl birbirinden güzel balolar, etkinlikler, şölenler ve organizasyonlar düzenledik. Özel çocuklarla çok mutlu anlarımız oldu. Fakat 2020 yılı başından son zamanlarına kadar özel çocuklarımız başta olmak üzere herkesin mutluluklarına gölge düşürdü. Sadece mutluluklarına değil eğitimlerine geleceklerine bile darbe
Mesleklerin en kutsalı nedir deseler tartışmasız ki herkesin aklına ilk öğretmenlik gelir. Çünkü bir çocuğun en güzel çağlarında annesi ve babasından sonra gördüğü yegâne kişidir öğretmeni. Bundan sebeptir ki mutlaka öğretmeniyle bir anı birikintileri olur insanın aklında. Bu sefer benim size tanıştırmak istediğim kendi öğretmenim olmasa da başarılarıyla adını tarihe yazdıran ve bulunduğu bölgenin kaderini değiştiren öğretmenlerden biri. Adı Melahat
Ahlak deyince herkesin sayfalarca söyleyecek sözü vardır. Sahi toplumsal ahlak nedir? Hangi ara unuttuk bilen var mı? Yada hangi ara bize unutturdular? Ne gariptir bu tür yazıları okuyan kaç kişi kaldı ki zaten. Her insan insan olarak doğar tertemiz günahsız… Kürt bir aileden dünya gelse Kürt olur, Türk bir aileden gelse Türk. Alevi’den dünyaya gelse Alevi Sünniden dünyaya gelse Sünni
Hiç unutmam 90’lı yıllardı daha TV yaygın değildi. bizim evimizi bırakın köyde bile tv yoktu. Babamın genelde misafirleri yoğun olurdu bazen şahit olurdum konuşmalara bir gün gelecek ABD her eve bir şeytan koyacakmış diye konuşmalar zaman olurdu. Bunun nasıl mümkün olabileceğini düşünür dururdum o zamanlar. Şimdi anladım ki o gün konuşulanlardan fazlası oldu. Sadece evi bırakın herkesin cebinde bile her
Genetiği Değiştirilmiş organizmalar bizi yavaş yavaş tüketiyor. Peki neden ? GDO hani tadından doyum olmayan salatalıklar, domatesler, sebzeler ve meyveler varya işte o tatları bile aldı elimizden. Peki ne oldu? Ne mi? Oldu! Neler olmadı hani o pişmiş tavuğun başına gelmeyen herşey bizim tohumlarımızın başına geldi. Pişmiş tavuktan da beter durumdalar… Ne organik tavuğumuz kaldı ne tohumumuz… Kaldı ise de belki
Çok değil hepi topu 5-10 sene öncesine dönüp baktığımızda bir tatil heyecanı, merakı veya sevdasının esamesi okunmazdı. Şimdi bakıyorum genci, orta yaş grubu ve hatta yaşlısı olmak üzere tatile şuraya buraya gideceğim deyip 1-2 yıl önceden rezervasyon yapar hale gelmiş. Aman hele bide gitme günü geldi mi keyfine diyecek kalmıyor sanırsın cennetten tapu almış oraya gidiyorlar. Ama ne hazırlıklar var