Çanakkale deyince aklımıza sadece bir savaş gelmesin! Çanakkale aynı zamanda bir devrin battığı ve bir devrin başladığı yerdir. Çanakkale hasrettir gönüllerde özlemdir. Memleket hasreti gibidir, kor gibi yakar. Elimden geldiğince her yıl olmasada bile iki yılda bir mutlaka ziyaret ederim. İlk 1999’da gitmiştim gitmeden Çanakkale’nin anlamını bu kadar anlayamazdım sanırım. Orda farklı bir atmosfer var ayrı maneviyat var. Ruhların huzura
İsimler değişti. Şule oldu, Özgecan oldu, Pınar oldu, Günnür oldu. Tarihler ve rakamlar değişti. 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440, 2019 yılında 474 kadın öldürüldü. Bu sayı sadece kayıtlara geçeni… Çoğunun adını biliyoruz ama hikayesini bilmiyoruz. Daha hayata doyamadan yaşam şansları elinden alınıyor. Hem de çoğu kez en
Otizmli bireyler, diğer tüm bireyler gibi özel ve çok değerlilerdir. Otizm, engel değildir. Otizmli çocuklar engelli değildir. Yalnızca sağlıklı olarak adlandırdığımız bireylere göre daha farklı yetilere sahip ve daha özel çocuklardır. Otizm, bir engel değil sağlık problemidir. Otizmli evlada sahip olan bir anneyi anlamak hayli zordur. Yaşadığı bu duruma karşı çevresine vereceği reaksiyonlar ve aynı şekilde çevresinden göreceği tutumlar psikolojisinin
Pandemi süreci herkes için zor bir süreç lakin bazen iyi ki de olmuş demekten kendimi alıkoyamıyorum. Neden derseniz; yaklaşık 3 aydır dünya da sular duruldu kimse kimsenin canına malına kast edemedi. Savaşlar durdu zalimlik son bulmuştu tam aradığımız istediğimiz yaşam buydu derken yine hüzünlü haberlere boğulduk. Ne yazık ki son bir kaç gündür dünyada savaş tekrar başladı ülkemizde engelliler başta
Aylardır dünyayı kasıp kavuran Covid 19, 16 Mart günü ülkemizin de adeta başına bela oldu ve zengin fakir, genç yaşlı demeden herkesi tehdit etmeye başladı. Daha önce insanların en büyük hedefi belki daha çok para makam mevki iken şimdi baktığımızda herkesin ilk hedefi sağlık… Çünkü herkes olmasa da çoğu kişi anladı. Parayla bazı şeyleri satın alabilirsiniz ama sağlığı alamazsınız. Bu
Dünya küresel sisteminde siyaset ve tarih analizcilerinin görüş ve beyanlarına bakıldığında ortaya çıkan COVİD-19 süreci ciddi değişimleri beraberinde getirecek gibi görünüyor. Hepimizin yakından takip ettiği normalleşme süreci başlamış bulunmaktadır. Devletimizce paylaşılan normalleşme takvimi kontrollü bir şekilde uygulanmakta olup, sırasıyla alışveriş merkezleri ve kuaför salonları kademeli olarak açılmaya başlamıştır. Başlatılan normalleşme sürecinin neler getireceği henüz netlik kazanmamakla birlikte umudumuz covid-19’un kontrollü
Dünya küresel sisteminde siyaset ve tarih analizcilerinin görüş ve beyanlarına bakıldığında ortaya çıkan COVİD-19 süreci ciddi değişimleri beraberinde getirecek gibi görünüyor. Küresel düzeydeki tüm hareketlilikler incelendiğinde örnek olarak 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı sonuçları itibariyle beraberinde çok ciddi değişimler getirmiştir. Tüm bu değişimlerden her zaman en kazançlı çıkanlar bu süreçleri doğru tahlil eden ve etkili hazırlıklar yapabilenlerdir. COVİD-19
Bu yazı bir dizi halinde COVID-19 temasıyla yayınlanmaktır. Dizi boyunca iki eksende gelişmeler ele alınmakta olup eksenlerden biri ekonomik etkileri diğer eksen de toplumsal yaşam üzerindeki etkileri olmaktadır. Koronavirüs’ün Türkiye medyası dahil her gün manşetlerde. Koronavirüs geniş tanımıyla bildiğimiz grip. Önlem almazsanız zatürreye ve organ yetmezliğine giden öldüren virüs kaynaklı bir hastalık. Çok tuhaf bu dönemlerde her yıl normal gripten yüzbinlerce insan yaşlı insan vefat ederken “COVİD
Bu yazı bir dizi halinde COVID-19 temasıyla yayınlanacaktır. Dizi boyunca iki eksende gelişmeler ele alınacak olup eksenlerden biri ekonomik etkileri diğer eksen de toplumsal yaşam üzerindeki etkileri olacaktır. Söze önce neden beklendiği ile başlanmalı. Ekonomik, sosyal, siyasal buhranlar veya savaşlar tahlil edildiğinde her zaman altında daha büyük ekonomik beklentilerin olduğu gerçeği yatmaktadır. COVID-19 salgını dikkatli tahlil edildiğinde de yazımın temelini
Koronadan sonra tam paranoya bağladık ülkece. Herkes bir şeyler yazıyor çiziyor bizim ülkemiz öyle güzel öyle saf garip bir ülke ki hepimiz her söze inanıyoruz bir diğeri başka bir şey söyleyince bu sefer ona inanıyoruz. Öyle bir bilgi kirliliği var ki anlatamam ama çoğu bilgi kime hizmet ediyor anlamış değiliz. En tepeden en aşağıya herkesin bilmesi gereken gerçekler nettir. Bakınız